HOŞGELDİNİZ 05 Aralık 2016

Define – Yüzey Araştırması

Modern Definecilik yapmak isteyen arkadaşlar öncelikle eski medeniyetlerin kültür ve sanat tarihini bilmesi gerek, buna eş olarak ölü gömme gelenekleri cenaze törenleri gibi dini inanışları yine bilmemiz gereken konulardır bunları bilmeyen defineci modern defineci değil vasat definecidir.  böylesi defineciler tarihe ve kültüre zarar vermekten başka işe yaramaz.

Bir toplumun uygarlığın kültürel ve sosyoekonomik inançları hakkında bilgi olmadan defineciliğe başlamak, karanlıkta iğne aramaya benzer. Medeniyetlerin yaşam şekilleri hakkında bilgi edinmeden yapılan definecilik bir cinayettir. Beraberinden büyük ölçüde tahribatı getirir, bu tür tahribat beraberinde bir daha ulaşılması mümkün olmayan doküman ve izi yok etmektedir. Bilinçsiz bir defineci bunun farkında olması mümkün değildir. Zaten defineciyi hedefine ulaştıracak bir çok detay insanın önemsemediği unsurlar olabilmektedir. Herhangi bir kaya üzerine kazılmış bir figüranın ne anlama geldiğini ne amaçla yapıldığını ilk bakışta anlamak için o işareti yapan insanları tanımak gerekir.

Anadolu’da kayalara kazılmış bir çok figüran ve bu figüranlara yüklenmiş bir çok anlatımlar bulunmaktadır. Bu tür izler geçmişin dili halindedir. Bu dili ne olduğunu bilmeden diyaloga girmek felaketi doğurur. O figüranlar konuşuyor, ancak senin onun lisanında anlayacak bir kulağın ve bilgi dağarcığın olması şarttır, figüranın lisanında anlamazsan kızar onu kırmak suretiyle susturursan bu susturma olayı bir cinayetten farkı yoktur. Sana kendisini tanıtmaya çalışan bir lisanı yok etmemek için o lisanı iyi öğrenmen gerekir.

Bu tür izlere önce sanat yönünde yaklaşılmalıdır. Sonra bu sanat eserini, izini kim bıraktı onu öğrenmeye çalışmalıyız. Ülkemizin geçirdiği tarihi evrelerinde Roma-Grek kültürlerine bağımlı olarak gelişmiştir yani inançları Hristiyandır. Yaşam ve sanatlarında inancın tüm çizgileri işlenmiştir, sanat eserlerinde genelde tanrı figürleri çok kullanılmıştır. tüm figürlere mutlaka dinsel yaklaşım ile yaklaşmalıyız bu cidden önemlidir.

Sanat tarihinde faydalanarak araştırma alanımız içinde rastlayacağımız her hangi bir izin kime ve kimlere ait olduğunu öğreneceğiz. Daha sonra o toplumun yaşamla inançları ile hareketlerini öğrenerek olayın çözümüne zemin hazırlamalıyız. Bir amaya (gözleri görmeyen) yürümesi ve yönünü bulması için bastona ne kadar ihtiyacı varsa definecinin de aynı şekilde Tarih ve Sanat tarihine ihtiyacı vardır. Yoksa, bastonsuz bir amma bastonsuz sokakta nasıl yürüyorsa defineci-de aynı şekilde olur.

Yüzey Araştırmasını Nasıl Yapmalıyız:  Definecilik ve arkeolojide kazıya başlamadan önce ilk çalışması yüzey araştırması yapma ve bulduğu bulguları değerlendirme işidir.

İnsanlar yaşadıkları topraklarda iz bırakırlar, orijinal doğaya yapılan her bir müdahale bir iz bir tabaka oluşturur. Bu tabakaların üzerinde ne kadar zaman geçerse geçsin orijinal doğaya göre farklılık oluşturur. Bu farklılıklar aşağıda anlattığımız şekillerde anlaşılır.

Müdahale edilmiş ve orijinalı bozulmuş tabaka üzerinde yetişen bitki boyları sap kalınlıkları, köklerin kalınlıkları orijinal tabii katmana göre farklı olur. bitkiler zayıftır, köklerde zayıftır ve  yumuşaktır kolay ve rahat kazılır. Yine insanlar tarafında müdahale edilmiş kayaların yüzeylerinde oluşan yosun tabakası açık renkli ve gençtir. hatta bazı tecrübe sahibi kişiler işlenmiş kaya yosun tutmaz derler bunada dikkat edin.

Şahıs gömüleri ve kaya mezarları direkt olarak kaya içine yapıldığından kayaların yüzeyinde oluşan farklı tabakaları titizlikle incelenmelidir. bu tür yerlerin sonrada kapatılan kaya etrafında kirli beyaz yada yeşilimtırak renkte bir katman oluşur.

Yer altına gömülen muhtelif madenler (altın hariç) zaman içinde yanar ve olarak gaz oluşturur, bu gaz yer yüzüne çıkmak için üst katmanları zorlar ve katmanın zayıf noktasına sızarak atmosfere dağılır, bu tür gazın sızdığı yerde bitki tabakası farklı olur, ya ot yetişmez, toprak yapısı çorak gibi dir, ya erken sararır, erken kurur kurumasa bile renkleri sarıya yakın yeşillikte olur. bu özellikle mezarlar için geçerlidir, insan eti çok yağlı olduğu için zamanla toprağa nüfus eder toprağın a tabakasına temas etmeye başladığında burada bitki olmaz olsada cüce kalır. Kışın kar yağdığı zaman yüzeysel araştırma yapmak mantıklıdır. Toprak yüzeyine sızan gaz karın erken erimesine yada kar tutmamasına neden olur. kar tutsa bile kendi çevresine göre geç tutar erken erir buda yer tespitinde önemli etkenlerden biridir.

Arazide rastladığımız doğaya aykırı ne varsa bize yol göstermektedir,   farklılık oluşturan her bir tabaka bulgu birer ip ucudur, bu ip uçlarının sağlıklı bir biçimde değerlendirilmesi gerekir.

Görüldüğü gibi definecilik kolay bir iş değil,bilgi tecrübe ve titiz bir çalışma ister, bu nedenle araştırma yapılan alanlar üzerinde orijinal doğaya aykırı olan, insanların müdahalesi sonucunda oluşan katmanlara odaklanmalıdır.

definecilikte yüzey araştırması

 

Etiketler:

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.

Yorum Yaz