HOŞGELDİNİZ 04 Aralık 2016

Papa Martinin Kaleminden – Korkunç Bu Adam Volçan

Korkunç bu adam Volçan; Önce Arnavutlara diğer altınların yanına son kervandan çaldığımız değerli eşyaları taşıttı ardından da deliği kapattırdı. Zavallıları ayni korkunç akıbet bekliyordu . iş biter bitmez adamların boğazlarını kesti. Malları büyük mağaranın sol tarafına gömdürmüştü Volçan ardından havalandırma deliğini patlatmıştı düşen kaya parçaları malları her iki yönden kapadı.

şimdi hangi kurnaz bu tarz gömüyü bulabilecek ? en akıllısı bile hayal edemeyecek !! sen mağara girişinin üzerinde bulunan işareti yazmadan yaz ve tam karşıya olluğun yanındaki kuş deliğinin içine ,, insan yolladığım zaman bulabilsin .. yıllar çok zor ve tehlikeli , bir de deri harita hazırla ve de olluğun yanındaki deliğe yerleştir ki gelen adamım kolayca bulabilsin dedi Volçan.

Burada sadece üçümüz kalmıştık ben ( papa martin ) Volçan ve Fatme (Fatma) eminim ki çok yakında Fatme de kafasını yiyecek … Tanrı dağın tepesinde gözlerini kırmızı bir mendille kapattıktan sonra güneşe karşı yarim saat öylece beklettikten sonra donup yürümesini söyledi ellerini dayandığı kayaya parmaklarının arasına ( işaret ) bir kelime yazdı bu temel işaretimiz .. ( papa ölçüleri buradan al , kantara ve parlak kayanın yüzeyine bati kısmına Fatmenin yaşı 16 ve karşılarına yaz )

Korkunç adam Volçan Sürekli Bulgaristanlı’nın özgürlüğünü istiyordu.

Bunun için yüklü miktarda altın verip Ruslardan silah ve savaş malzemeleri talep etmişti böylece ismi asırlarca hafızalardan silinmeyecekti ve herkes onu hatırlayacaktı. Ne var ki Rus Kralı ona inanmadı Volçanın bu kadar çok altınları olacağını düşünmemişti ve de bu talebini reddetmişti. Oysa Volçanın çok fazla altını ve değerli eşyası vardı, Bir çok tüfek ve top;büyük orduların masraflarını ve ihtiyaçlarını karşılayacak kadar çok. Korkunç adam Volçan ,, kendisi bunları kitaba not aldığımı bilmiyordu. Ne var ki ben her şeyin kayda geçmesini istiyorum özellikle bu kişiye ait olanları .. içimden bir ses bu benim yazılarımız son yazılar olduğunu söylüyordu; her an beni-de öldürebilir.

Yaklaşık yirmi yıl önce Volçan İstanbul’dan Selanığe kayıkla geçmişti. , orada yunanlı dede Stavro ile dost olmuştu, Yunanlı Volçana bir dağın patikasını sormuştu çokta iyi tarif etmişti. O anda Yunanlı perslere ait bir kitabın saklı olduğunu ve bu kitabin içeriğinin mağara içinde bir odada büyük bir hazine yatağını belirttiğini söyledi; Başka bir kitap daha olduğunu bu kitabında bu mağaranın giriş çıkışlarını detaylı bir şekilde yazdığını söyledi, Volçan ise yunanlı için bu adam büyük bir bilgin demişti. Biz buraya eylül ayında gelmiştik. binbir güçlükle hazine dolu mağaraya girdiğimizde 193 külçe altın her biri 15 okka çekiyordu, tanrı adına bunları tek tek saydım ağırlıklarını bir bir tarttım sonrada kapının sol tarafındaki kaya dolabın içine yerleştirdim.

Bir ara odanın içinde stavro dede ile volçan arasında tartışma çıktı; stavro dede bu altınların Yunanistan’a verilmesini istiyordu, gayesi ise Suat paşanın mal varlığını satın almak istiyordu. Volçan ise hazinenin bu uğurda harcanmasına razı değildi çünkü volçanın hayali başkaydı, onun tek hayali Bulgaristan’ı özgürlüğüne kavuşturmaktı. Volçan ömrü boyunca bu hayalle yaşadı, Olan oldu Volcan Stavro dedeyi burada öldürdü gömdükten sonra kafasının yanına 2 karış büyüklüğünde altın bir istavroz birde külçe altından kestiği bir plaket koydu. Mezar ise büyük bir çatallı kayın ağacının altında, burada romalılara ait darphaneler olduğuda söyleniyordu.

Volçan kısa süre sonra en zeki ve tecrübeli adamlarının bir araya gelmesini emretti; anladığım kadarıyla baskınlar başlayacak yine bir çok adam ölecekti. Bu arada çok güvendiği bilgin Nikola yı yurt dışından getirtti hatta bu adamı satın aldı denmişti, Nikola şık kıyafetler giyen tertipli bir adamdı, volçan bu adamı Rus kralının yanına gönderdi, volçan elindeki altınlara pazar arıyordu, Nikola döndüğünde kral kıza zamanda altınlara bakmak için bir adamını gönderecekti. 3 yıl geçti ama volçanın beklediği adam gelmedi. Büyük ruse bölgesinde tam 3 yılımız geçti bu muhitte buluşacaktık ama ne gelen oldu ne giden, volçan çok sinirleniyordu, her sinirlendiğinde palasıyla bir vuruşta kafayı gövdeden ayırırdı bunu çete üyelerinden bir çok kişiye yaptı, toprağı hafif olsun.

Şu anda sadece ben (papa martin) ve fatme (Fatma) kalmıştık. Bazen bir grup Arnavut getirir ve bu kişilere gömü yerlerini değiştirmeleri için emir verirdi; gömüyü güzelce kapattırırdı ardından bunlara birer fes lira altın verir (bahis olarak) ne varki bunları keçi patikasında kıstırıp hepsinin boğazını keser kafalarını koparırdı. nedeni çok basitti ölüler konuşamazdı.

Fatme çok güzel , vezir gibi kurnaz ve de balık etinde bir teni var. Volcanin ikinci karısıydı onları istavrozlu kayın ağacının altında ben evlendirmiştim. Volcan ender doğan birisi , uzun boylu , çok sevik, çok kuvvetli, bir kedi kadar sessiz aniden gece ona seslensen hemen silahıyla ateş eder ve ya kamasını atar ki bir ağaç dalını bilekmiş gibi keser, saçları kap kara .. Fatme onunla şaka yapmayı çok sever fakat Volcan çok soğuk kanlı dobra ve ani kararlar alan biri .. Sinirlendiği anlar çılgına döner suratı bembeyaz olur ve sol eli titremeye baslar; ilk karısını koyun Beyi kaçırmıştı ve onu Ordin Sarayındaki hareme kapatmıştı. o zaman volçan sinirden saçlarını kökünden yolmuştu, nitekim bu beyin çiftliğini ben yakmıştım. volçan koyun beyinin 10 yaşındaki kızını alıp dağa kaçtı volçan kızın kafasını kesmek istemişti o sırada hiç beklenmedik bir şekilde vazgeçti. ilk defa volçanın pişman olduğunu gördüm.
Mağara içinde bir odalık yere deriler döşemişti küçük kızın rahat etmesi için. Onu avladığımız küçük ceylan etleriyle besliyordu; küçük kız her gecen yıl daha da buyuyor genç kız oluyordu volçanın peşini bırakmıyordu; , 4 yıl sonra onları evlendirdim. Fatme bir Türk kızı olsa bile şimdiye kadar gördüğüm en güzel kızdı, yüzü nur saçıyordu ve gözleri yem yeşildi. Volçan ona ata binmesini silahla ateş etmesini öğretmişti ve kısa zamanda eşkiyalardan iki kisiyi öldürmüştü kendisine sarkıntılık yapmıştı. Simdi yalnızız, Volcan Fatme ve ben.
Fatme daha çok genç onun kısmeti açık .. Dağlarda çok gizem var . Volcan ile Fatme mavi gole ala balık tutmaya gitmişlerdi ben de yazılarıma devam ediyordum şimdilik yapılacak yoktu, ne var ki acele etmem gerek yakında buralardan gideceğiz Kartallar minare tepelerinde uçuşuyordu ve de gözü dönmüş bir ayı atların birini parçalamıştı, gökyüzü çok güzeldi.

Ok Kaya mevkinde ki mağara grisinde tavana bir hac işareti yaptık. Bu mağaraya ne alttan ne de üstten girebilirsin Mağaranın altında yığma kayalar mevcut bu kayaların biri farklı olup üzerinde bir baklava dikesi işareti var . Mağara içinde bir eyer işareti mevcut ve de tavanda bir hac. Ayrıca mağara ağzına bir hayvan cani astık ki rüzgar lodos estiğinde çalar .

Bu Bölgedeki İşaretlerimiz :

1- Bir çocuk iki okuz çeker vaziyette , bunlara mısır başağı verir ve de elinde bir sepet.

2- Başka bir kayada kayada çiftçi 2 öküzle sabanla tarlayı sürer vaziyette, sabanın ortasındaki damlalar kandır. (Tuzak-Tehlike )

3- Saban kayanın doğusunda bir başka işaretimiz bir köpek resmi az ileride bir yayla ve de bu yaylanın doğusunda bir kayada çiftçi ot biçer vaziyette, Bu kayanın üzerine çıktığında diğer işaretli kayayı görebilirsin, Sonuçta işaretli kayalar ve de mağara bir baklava dikesi krokisi oluşturur . Kopek resmi ve çocuk bir tıpadır. Buradaki öküzlerin biri grimsi diğeri de beyazdır ( Kayanın kendisi ) Gri ve Beyaz öküzün yanında boya ile yapılmış ve ellerinde mum tutan 3 kız resmi vardır.

3 Rahipler manastırı tepede ve çevresinde çok iri 18 meşe ağacı bulunmakta .. Buradan 35 adımda bir tepecikte altın dolu bir bakir sakladık. Manastırın kuzey istikametinde yüzeyi çok buyuk bir kaya yaklaşık 900 adim . Bu kayanın yine kuzey istikametinde ağaç kova işareti oyma. 3 Rahipler Manastırın kuyunun hemen yanında göreceğiz düz kayadaki hac işareti altına ( Araba Konağından ) çaldığımız 90 okka altın ve gümüş paraları gizledik.

Wolçan yine ana paranın tam noktası bulunmaması için (Ok Kaya Mevki ) manastır ve mağara çevresine bir çok ganimetler bırakmıştı çok akıllıca ve kurnazca hareket ediyordu ve de her gömü sonrası sinsice gülümsüyordu.

YIL 1819…

Leskovec koyun çevresinde ve Goliama Kuilovina bölgesinde, bir kaya bulacaksın bu kayanın altına sığınakmış gibi girebilirsin !!! bir kulübeyi andırır gibi … kulübenin tavanında bir domuz işareti göreceksin .. Bu domuz işareti bir tapadır.
Tapayı kır çokça altın müjdesi vardır, altın paraların düştüğü yeri kazmayı unutma asıl define ayaklarının altındadır. Derince kaz.

Ayni bölgede bir başka kayada bir gayde işareti göreceksin. Buraya yakin bir başka kayada bir kartal işareti bulacaksın. kartalın ayaklarında birde yılan vardır. Burayı derince kaz ve mahmudiye altınları ile dolu 25 torba bulacaksın. Kartal işaretli kayadan 280 adim kuzey de bir kaya da oyma bir kılıç işareti göreceksin kılıcın ucu istikametine doğru 130 adim git seni bir başka define bekliyor . Bu define yatağınıda bulduğunuzda bu bölgeye ait son definemizdir.


20 adim batıda bir başka kayada bir ayı ayağı izi bulacaksın tam işaretin altını kazacaksın ve burada içi harika elmas ve zümrüt dolu bir kasa bulacaksın. Bir ara Papa Martin ve Petkov bu hazinelerin burada gömülmelerine razı kalmadıklarını dile getirdiler, onlara hak veriyordum, Buraya bunların gizlenmesi sakıncalıydı. Ne var ki düşman her taraftan sarmıştı bizim bu kadar yükle kaçmamıza imkan yoktu.
Ben Wolçan ilk defa yüreğim burkularak define gömdük o da bu bölge; Diğer değerli definelere uyguladığımız tuzakları buraya yapma zamanımız yoktu, Lanet Olsun Tekrar Lanet Olsun.Dilerim ilk fırsatta ayni bölgeye gelip bu gömdüklerimiz paha biçilmez hazineleri daha güvenli bir araziye gömeriz. Yıl 1819 Sonbahar.

Devamı Sayfa 2

Mağara içinde 3 papaz işareti papazların biri iri yapılı diğeri orta ve üçüncüsünün sadece kafası mevcut, iri yapılı papaz yan bakıyor, sol elinde bir kandil, sağ elinde bir istavroz, istavrozun yanında bir aslan işareti (oyma) ve de aslanın yanında bir ustura işareti (tuzak)

Orta boylu papaz bu mağaradan dışarı bakar vaziyettedir. baktığı yönde yanmış bir manastır ve kıç kıça yatan öküzler görünür. 3 uncu papaz kafası iki çocuk eli görür, çocuk eli bir balık ve bazı harfler tutuyor, papazların arasında 3 direkli gemi işareti direğin biri kirik, mağaranın içindeki aslan kapıdır, içeride 7 civcivli tavuk mevcuttur. Papazlı mağaranın doğu kısmında 2 yılanlı ve 7 halkalı mağara mevcut, bu halkalara katırları bağlıyorlardı, bir bakir mevcut. mağara içinde 2 çember mevcut, bunların yılanın birinin kuyruğunda + işareti, bu işaretin ve de 12 civcivli tavuk görürsün, Dışarıda mavi suyla kaplı bir gol var ve golün içinde 2 güvercin 11 civciv güvercinlerin batısında 48 adımda 1 civciv tavuğun kanatları altında buda bir tıpadır, bu tek civciv bolca müjde içerir.

Güvercinlerin renkleri siyah (kara kaya) ve de civcivli tavuk (beyaz kaya) hemen batıda 117 adımda kuyruklarında + işareti olan çift yılanlar, Göletin yanında iri bir ağaç mevcut, 4 adim doğuda küçük bir gömünün işaretini bir kayada görebilirsin, hemen kayanın altında, bunlar hep güneş işaretinin yanında. Ayrıca papazlı mağaranın batısında yarim saatlik bir yolda toplu halde taslar var taşlar yığmadır, bir de büyükçe kaya bu kayada mum tutan 3 kız resmi ayni kayada bir istavroz ve de bir çember daire işareti oyma şekilde yapılmıştır. buradan 15 adımda kazarsan deri ile sarılmış bir kitap bulursun ..

Kızların doğu istikametinde bir kartal kafası oyma, burada tastan ve tuğladan işlenmiş bir Bizans duvarı göreceksin. Kartal kafasının altında eski Türkçe bir takim yazılar göreceksin işaretin daha aşağısında kayalık var yukarısında ise kırmızı mumla tıkanmış bir delik bulacaksın, kartal kafasının altında bulunan kayalıklarda bir giriş var, kazmadan girişi tespit edemezsin. Bu girişi tespit ettiğinde rahatlıkla içeri girebilirsin burada tuzak yok, giriş tüneli yaklaşık 50 adımda 3 koridora ayrılıyor ve de bu tünellerin her birinde bulunması zor olmayan 3 oda var.

Resimde sol baştan ilk oturan belgede adı geçen Petkov eşkiyasıdır.

Petkov eşkiya

Etiketler:

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.

Yorum Yaz